Turgay Demirel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Turgay Demirel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Haziran 2009

kim haklı?

Geçen gün Vatan gazetesinde çıkan röportajda Turgay Demirel 5. maçtaki centilmenlik dışı faul ile alakalı kuralın işletilmemesi konusunda hakemlerin uyarıldığını söylemişti. Hakemler cephesinden gelecek cevap gecikmedi. Basketdergisi.com'da çıkan haberde Memduh Öget böyle bir talimatın olmadığını belirtti. Ve FIBA kurallarının isteğe bağlı işletilememesi gibi bir durumun olamayacağını belirtti. Haberin devamı burda

Her ne kadar federasyon işin üstünü örtmek adına genelde sessiz kalmaya çalışssa da camia işin peşini bırakmayacak gibi görünüyor. Bakalım önümüzdeki süreç neler gösterecek?

22 Haziran 2009

demirel konuştukça batıyor!



Vatan gazetesinin bugünkü baskısında yayınlanan bir röportaj olayı bir boyut öteye taşıdı. Demirel bir düdüğün seriye gölge düşürdüğünü iddia edebilecek kadar ileri gidiyor. Demirel genellikle medya önünde aşırıya kaçmayan biridir. Bu derece kontrolünü kaybetmesi nasıl izah edilebilir bilmiyorum. Fakat şu bir gerçek ki hedeflediği şeyi kısmen de olsa başarıyor. Akl-ı selim sahibi olmayan kişiler röportajın hemen altında "Fenerbahçe'nin hakkı yenildi!" mealinde bir şeyler karalamaya başlamış bile. Forumlarda "federasyon başkanı hakemi suçladı!" mealinde yazılar dönmeye başladığında, bir sonraki Efes maçında saha içerisinde benzer olayları yaşamayacağımızı kim garanti edebilir? Fanatizmi körüklemesi gereken son kurum federasyon iken, Demirel'e bu kadar kontrölünü kaybettiren şey ne?

Her şeyi geçiyorum, "bir federasyon duruşu nasıl olur"a geliyorum. Madem ki bu kural kurullarında görüşülmüş ve "bu karar uygulanmayacak" denilmişse, o zaman bu durumun bir cezası var ise yine kurullarda verilmesi gerekmez mi? Eğer sen bu kararı kurullarına bırakmıyor ve medya önünde alakası olmayacak kişileri tahrik edecek şekilde kamuoyuna duyuruyorsan hatanı ikiye veya üçe katlamış olursun. Ama anlaşılan o ki bu olayın sadece basketbol boyutu yok. Ve ne yazık ki bu söylemleri hiç sevmesem de işin arkasında başka olaylar olabileceği konusunda soru işaretleri oluşuyor zihnimde. Aynı Demirel o kadar kontrolünü yitirmiş olacak ki beşinci maç sonunda verilen cezaları yeterli gördüğünü söylüyor. Bunu iddia eden bir federasyon başkanı herhalde kan çıkmazsa ceza yok demek istiyor olsa gerek!

21 Haziran 2009

demirel ne demek istiyor?

Beklenen açıklama resmi yayın organlarında değil, bir ödül töreninde geldi. Herkes üstüne düşen yorumu yapacaktır. Bence şu açıklama bile başlı başına bir rezalettir. Satır aralarından değil net olarak şunu çıkarıyoruz;
- Federasyon hakemini sahip çıkmıyor, tam tersine medyanın önüne atıyor.
- Federasyon başkanı üzgün olduğu için ödül törenine katılmadığını söylüyör ki bu Hürriyet gazetesinde çıkan olay yazıyı kısmen de olsa doğruluyor. Acaba olay yazının diğer kısımları da doğru olabilir mi sorusunu kendimize sormamıza neden oluyor.

20 Haziran 2009

sesimi duyan var mı?


Olaylı final serisinin üzerinden günler geçmesine rağmen federasyon cephesinden hala ciddi bir tepki verilmedi. Hatta konu ile ilgili bir toplantı yapılıp yapılmadığı bile muamma görünüyor. Eldeki yegane resmi bilgi Turgay Demirel'in Efes Pilsen'i tebrik etmek için yayınlandığı yazı. Bu yazı da aslında Efes Pilsen'i tebrik etmekten ziyade Hürriyet gazetesinde yayınlanan bir yazıyı tekzip etmek ister bir havadaydı. Yazı içerisinde olayalara değinilmiş olmasına rağmen, bu yazıda kimseyi memnun edebilecek bir duruş ne yazık ki göremiyoruz. Ne yazık ki Efes Pilsen gibi Türk basketbolunun yüz akı olmuş bir takımın oyuncularına, kenar yönetimine ve yöneticilerine yapılan bu eşi görülmemiş saldırı hala kınanmadı. Bu durum şimdiden basketbolun yüz karası olarak tarihte yerini aldı.

Aslında Turgay Demirel'i tanıyanlar bu durumu hiç yadırgamıyordur. Muhtemelen federasyon yaşanan olayları düşünmekten ziyade, kendisine karşı bir karalama kampanyası yapıldığınına inanmaktadır. Bu duruşun sonucu olarak önümüzdeki Avrupa Şampiyonası boyunca medyaya karşı mesafeli davranılabilir. Hatta elde edilebilecek bir başarı sonunda aslında Türk spor kültüründe alışık olduğumuz üzere, herkesin onlara karşı olduğu tezinin arkasına saklanılarak, duygusal bir duruş sergileme çabasına girişileceğini tahmin etmek zor olmasa gerek. Fakat bu dakikadan sonra basketbol camiası bu gibi bir duruma prim vermeyecektir.

Federasyon daha öncede dediğim gibi benim gözümde artık meşru değildir. Fakat önce o doldurdukları koltuğa ve kendilerine saygı göstermek adına bu olayı kınamak zorundadırlar. Sonrasında ise mevcut yönetmeliklerdeki en katı cezalar, gerekirse seriyi içine alacak şekilde, geriye dönük ve hakeden herkese acımasız bir şekilde uygulanmalıdır. Son olarak ise bu işi gerçekten layıkı ile yapabileceklere teslim etmek adına derhal genel kurula gitmelidirler. Kendileri bunu unutturabileceklerine inansalar bile, basketbol kamuoyu Avrupa Şampiyonası'nda alınacak bir dereceye veya bir yıl sonraki Dünya Şampiyonası'nın Türkiye'de olacak olmasına amiyene tavırla tav olmayacaktır. Umarım oralarda hala sesimi duyan birileri vardır!