NBA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
NBA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ağustos 2009

bir tabu daha yıkıldı



Önce haberimizi okuyalım…



Ekonomik krizin pençesindeki NBA, takımlarına ek gelir sağlayabilmek için tarihinde ilk kez formalara reklam alınmasına izin verdi.

Küresel ekonomik krizden en çok etkilenen profesyonel liglerin başında gelen NBA, yeni gelir kapıları elde etmek için senelerdir bir tabu olarak gösterilen takım formalarına reklam alma konusundaki katı tutumundan taviz vererek takımların formalarına reklam alabilmesine “yeşil ışık” yaktı.

NBA Başkan Yardımcısı Adam Silver, 2009-10 sezonundan itibaren takımlara öncelikle idman formalarına reklam almalarına izin vereceklerini açıklarken, ligin maç formalarına reklam alma konusunda ise henüz net bir karar almadığını ancak araştırmal

ara devam edeceklerini söyledi.

‘TARAFTARLAR ALIŞACAK’

“Dünyadaki hemen hemen her ligde takım formalarına reklam almak olağan ve normal sayılırken ve buradan takımlar hatırı sayılır gelirler elde ederken bizim bu gerçeğe tamamen sırtımızı dönmemiz doğru değil. NBA fanlarının da zaman içinde bu gerçeği kabulleneceğini düşünüyorum”. diye konuşan Silver maç formalarına reklam alınmasının ise bu sezon düşünülmediğini ifade etti.

NBA’in “bayan versiyonu” olan ve NBA tarafından desteklenen WNBA’de 2009 sezonu öncesinde takımların maç formalarına reklam arabilmesinin yolu açılmış ve Phoenix Mercury ile Los Angeles Sparks takımları yaptıkları anlaşmalarla formalarına göğüs reklamı almaya başlamıştı.

Kaynak: Ben/Habertürk

Aaarı vız vız vız, aaarı vız vız vız...


Yani iş buralara kadar geldi. Aslında yeni bir şey değil NBA’in formalara reklam alma isteği. 2005 yılında da buna benzer tartışmalar olmuştu ancak o zamanlar paragöz Mark Cuban ve birkaç kulüp CEO’su dışında buna “olur” diyen olmamıştı. David Stern ise “eninde sonunda olur ama uygun fiyata” mealinde bir şeyler söylemişti. Ama bu kez iş ciddi gözüküyor. Elbette forma reklam gelirlerinden NBA takımları iyi paralar kazanacaktır buna şüphe yok ama ya oyunun gerçek sahibi olan taraftarlar ne diyecek? Parayı bastırdı diye mesela bir Knicks taraftarı o formasının üstünde bir basur kremi üreticisinin reklamını göremeye tahammül edebilir mi?

Evet bayanlar ve baylar NBA ve forma reklamları konusunda ne düşünüyorsunuz? Yorumları bekliyoruz…


Bu reklama Lakerslıların itiraz edeceğini sanmam...

Not: Resimleri yarattığı için speşıl tenks tu Volkan Elçi
...

9 Temmuz 2009

çekmeyin kardeşim!


Shaq, transferinden sonra “kralın koruması” olacağını söylemişti ama Nike varken ona pek gerek kalmayacak gibi.
Birçok kişi biliyordur zaten. Nike, LeBron James Skills Academy adında bir kamp düzenleyerek genç oyunculara Kral ile birlikte idman yapma şansı tanıyor.
O şanslı kişilerden birisi de Xavier Üniversitesi’nden Jordan Crawford.
İki numara pozisyonunda oynayan Crawford, genelde atletik yetenekleri ve bitiriciliğiyle tanınır. Çok özel bir oyuncu değildir, ancak iyi bir takımda görev adamı olabilir.
Crawford belki de hayatının en önemli maçını geçtiğimiz gün bu LeBron James Skills Academy’de oynadı. Anlatılanlara göre idman sırasında LeBron’un rakibi olan Jordan, bir hızlı hücumda kralın üzerinden müthiş bir çift el smaç vurmuş ve herkesin ağzı açık kalmış.
Neden mi anlatılanlara göre? Çünkü Nike yetkilileri o sırada salonda bulunan bütün kameraları toplamış ve çekim yapmalarına izin vermemiş.
Üstüne üstlük saha kenarındaki herkesin o ana kadar çekim yapmasına izin verilmiş.
Kamerası elinden alınan birine göre LeBron’un yönlendirmesiyle olmuş bu olay ama, yine de tek bir smaç olayını bu kadar büyütmesi çok garip. Tüm zamanların en iyi pivotlarından biri olan Patrick Ewing’in üzerinden vurulmuş birbirinden güzel bir sürü smaç var. Bu onun değerini düşürür mü?
Kaldı ki LeBron ve Nike o görüntüleri sakladı diyelim, Orlando serisinin tüm maçlarını nasıl saklayacaklar ki?

otuzyedi


Ron Artest'in müzik tutkusunu bilmeyen yoktur herhalde. Indiana Pacers'ta oynarken yeni albümünü tanıtmak için kulüpten izin isteme cüretini göstermişti. TruWarier adı altında bir plak şirketi ve iki albümü var Ron Artest'in. Beş yıl için 34.3 milyon dolarlık bir sözleşmeyle Los Angeles Lakers'a giden Artest, yeni takımında bu müzik tutkusunu formasına yansıtacak.

Aslında Ron Artest kariyeri boyunca Dennis Rodman ile aynı cümle içinde kullanıldı. Ron Ron daha önce Rodman'a saygılarını sunmak için 91 numarayı giymişti. İlk başta Lakers'ta 37 numarayı tercih etmesinin sebebini de Rodman'a bağlamıştım, çünkü Rodman Lakers'ta 73 giymişti. Ancak işin aslı öyle değilmiş.

Ron Artest 37 numarayı Michael Jackson'ı anmak için giymiş. Çünkü Jackson'ın 1980'lerde yaptığı Thriller albümü, en çok satanlar listesinde 37 hafta boyunca bir numarada kalmış. İnce düşünce, tebrik ettik kendisini.

6 Temmuz 2009

hido'yla gece sohbeti





Cumartesi akşamı saat 8'den beri ulaşmaya çalıştığım kişinin telefonu sürekli kapalı ve telesekretere yönlendiriyor. "Fesuphanallah" nidaları eşliğinde ahizeyi kapatıyorum. Bu işlemi defalarca tekrar ediyorum. Artık Türkiye'de saatler gece 03:00'ü gösteriyor. Yani Pazar sabahının ilk saatleri. Uykuya dalmadan son bir kez daha Amerika hatlı numarayı çevirmeye karar veriyorum ve yataktan kalkıyorum. Telefon yine çalmaya başlıyor. Genelde 6. kez çaldıktan sonra telesekreter çıkıyor. 4....5....6....7....(hayret telesekreter çıkmadı)....8....9...Alo...(işte beklenen ses!) Ben: Hido nerdesin baba ya!!! Baycause ben. Hido: Vay baycause kardeşim iyiyim ya koşturmaca işte noolsun.

Bu diyalogla başlayan ve hoş-beş'ten sonra geldik esas konuya.Herkesin merak ettiği Hidayet'in Toronto'ya transferi konusuna. Yaklaşık 10 dakikalık sohbette ise ortaya çıkanlar aşağı yukarı şöyleydi:


Baycause:
Hidayet öncelikle Toronto’ya transferin hayırlı olsun.
Hidayet Türkoğlu: Çok teşekkür ederim.
B: Hido, tam Portland Trail Blazers’la anlaştığına dair haberler çıkmaya başladı ki bu haberlerden yaklaşık 3 saat sonra Toronto Raptors ile anlaştığın basına sızdı. Portland’da neler oldu? Neden son dakikada fikrini değiştirdin? O süreçte neler yaşandı?
H.T: Valla her şeyden önce Portland yönetimine çok teşekkür ediyorum. Hakikaten beni çok iyi ağırladılar, büyük bir misafirperverlik örneği gösterdiler. Havaalanında bana unutamayacağım bir karşılama yaptılar. Ama günün sonunda Portland’ın benim hedeflerim açısından en uygun takım olmadığına kanaat getirdim. 5 senedir Doğu Konferansı’nda mücadele ediyorum ve açıkçası hem Amerika’nın doğusunda yaşamaya hem de Doğu Konferansı’nda oynanan basketbol stiline çok fazla alıştım. Bu saatten sonra yeniden Batı Konferansı’na dönmek benim için tuhaf bir deneyim olacaktı. Orada oynanan basketbola yeniden uyum sağlamak çok kolay olmayacaktı benim için. Toronto Raptors yöneticileri ile zaten görüşme halindeydim ve Genel Menajer Bryan Colangelo’dan beni tatmin eden bir teklif gelince ben de Doğu Konferansı takımı olan Toronto’yu tercih ettim.
B: Peki eşin Banu’nun senin Toronto’yu tercih etmende önemli rol oynadığı iddia edildi. Toronto’nun Türkiye’ye daha yakın oluşu ve orada Türk nüfusun daha yoğun olmasından ötürü Banu Hanım’ın Toronto’da yaşamak istediği ve senin de bu yüzden Raptors’ı Blazers’a tercih ettiğin söylendi. Gerçekten eşin karar vermende seni etkiledi mi?
H.T: Kesinlikle böyle bir şey yok. Yani evli bir insanım ve kariyerim ve geleceğim ile ilgili önemli bir karar alırken elbette eşime ve aileme danışacağım. Sonuçta transferim konusunda karar verirken de eşimin görüşünü almam kadar doğal bir şey olamaz. 5 yıl gibi uzun bir süreçten bahsediyoruz ve ben tek başıma hareket etmeyeceğim. Eşim benim bugüne kadar verdiğim tüm kararlarda her zaman arkamda olmuş ve beni desteklemiştir. Toronto’ya gitme kararı benim kararımdır ve eşim de bu kararımda benim yanımda yer almıştır hepsi bu.
B: Portland’da takımın zaten hali hazırda Brandon Roy ve LaMarcus Aldridge, Greg Oden gibi geleceğini üzerine kurduğu üç oyuncu var. Toronto’da ise All-Star forvet Chris Bosh ile birlikte sen Toronto’nun iki ana parçasından biri olacaksın. Toronto’da üstleneceğin rolün büyüklüğü de senin karar vermeni etkiledi sanırım.
H.T: Haklısın. Portland’da genç ve yetenekli oyunculardan kurulu bir takıma “ağabeylik” yapacaktım. Toronto’da ise Bosh ile birlikte takımı bizim etrafımıza kuracaklar. Ayrıca kadroda Andrea Bargnani, Jose Calderon gibi çok kaliteli Avrupalı oyuncuların olması da benim için bir avantaj. Bunlar işte beni hep Toronto’ya çeken nedenler oldu.
B: Gelelim parasal konulara. Duyduğumuza göre Portland’ın ilk teklifi 5 yıl için 50 milyon dolardı. Daha sonra ise bu rakamın 5 yıl için 57 milyon dolar olduğu iddia edildi. Portland’ın teklifi gerçekte neydi senin ağzından duyalım.
H.T: İlk rakam doğrudur. Portland 5 yıl için 50 milyon dolarlık bir teklifte bulundu.
B: Peki Toronto’nun teklif ettiği rakam nedir? NBA.com’da yayınlanan bir haberde iddia edildiği gibi 60-61 milyon dolar civarında bir kontrat mı sundular?
H.T: Hayır, o çok abartı bir rakam. Duyduğuma göre Türkiye’de bazıları 5 yıl için 80-90 milyon dolar alacağımı yazmışlar. Nasıl uyduruyorlar, nasıl abartmayı başarıyorlar anlamak mümkün değil. İnan henüz net rakamlar belli değil. Avukatım bu işleri yürütüyor o yüzden net bir şey söyleyemiyorum.
B: 53-56 milyon dolar arasında bir rakam telaffuz ediliyor?
H.T: Evet, o civarda bir rakama anlaşacağız. Şunu da söyleyeyim. Eğer Toronto bana Portland’la aynı parayı vermiş olsaydı bile benim tercihim yine Toronto olacaktı.
B: Biraz da artık “eski takımın” olmak üzere olan Orlando Magic ile son dönemlerde yaşadıklarından bahsetmeni rica edeceğim. Şüphesiz Orlando bu sene tarihinde 2. kez final oynadıysa bunda en büyük pay sahibi sensin. 5 seneni verdiğin bir takımda üstelik finale çıkarmayı başardığın bir sezonda takımın seninle anlaşmak yerine adeta arkandan iş çevirerek başka bir oyuncuya yönelmesini nasıl değerlendiriyorsun?
H.T: Valla aslında hiç o konulara girmek istemiyorum, gerçekten beni çok üzen bir konu. Onlar farklı bir yola girmek istediler ve bunun için başka bir hamle yaptılar. Ben de bu karara saygı duyarım ve kendi yolumda devam ederim.
B: Bu konuda yine önemli bir söylenti de Orlando’nun sana bir teklifle geldiği ve senin bu teklifi beğenmeyip reddettiğin yönündeydi. Sen bu teklifi reddedince Orlando’nun da buna misilleme olarak takasla Vince Carter’ı aldığı söylendi. Gerçekten olay böyle mi gelişti?
H.T: Valla bana NBA Draft’ından iki gün önce, 23 Haziran Salı günü Orlando’dan resmi bir teklif geldi. Ben de gelen teklif için teşekkür ettim ve üzerinde düşünmek için birkaç gün süre istedim. Ben daha kabul edeyim mi etmeyeyim mi diye teklifi avukatım ve ailemle düşünürken 2 gün sonra Perşembe günü Vince Carter’ı aldılar. Benim bu takastan en ufak bir haberim bile yoktu ve gerçekten çok şaşırdım. O transfer
Üzerine zaten benim yapabileceğim bir şey kalmamıştı ve ben de ayrılmaya karar verdim.
B: Hidayet, vakit ayırıp sorularımı yanıtladığın için sana çok teşekkür ederim.
H.T: Ben teşekkür ederim, inşallah en kısa zamanda Türkiye’de görüşmek ümidiyle…

4 Temmuz 2009

hido'nun cüzdanı


Hidayet transferine ulusal basın maddi yönden yaklaştığından mütevellit, bu olay halkımızın çok ilgisini çekmeye başladı. Eh, gündemi takip etmek için biz de abaküsümüzü çıkartıp bir hesap yaptık. Tahmini olarak Toronto Raptors'ın 10.1 milyon dolarlık bir salary cap boşluğu var. Bunun tamamını Hidayet'e verecekler. Her sezondan %8 artış ile ufak bir hesap yapılırsa:

2009-10: 10 100 000
2010-11: 10 908 000
2011-12: 11 780 640
2012-13: 12 723 091
2013-14: 13 740 938

Toplam: 59 252 669

Yani ellidokuz milyon ikiyüzelliiki bin altıyüz altmışdokuz dolar.

Hiç fena değil, ha?

3 Temmuz 2009

dedikodu


  • Allen Iverson birçok takımın gözdesi. Miami Heat istiyormuş ama mid-level ile iki oyuncu almayı planladıkları için oraya gitmesi imkansız. Memphis Grizzlies'te oynamayı tercih ediyormuş AI. Zach Randolph ve AI aynı takımda olursa bunu izlemeye kalbim dayanmaz.
  • Matt Harpring sezon sonunda emekli olabilirmiş.
  • Atlanta Hawks büyük bir ihtimalle Zaza Pachulia ile sözleşme yenilemeyecekmiş.
  • Marcin Gortat o kadar maile rağmen Dallas Mavericks'i tercih etmiş. rocketsfanslovegortat@gmail.com adresine mail atan binlerce Rockets taraftarı şimdi küfür mü edecek?
  • Jason Kidd ile görüşen New York Knicks, şimdi de Grant Hill ile görüşecekmiş. Gençleştirme operasyonu devam ediyor galiba.
  • New Orleans Hornets pota altı için Brandon Bass ile ilgileniyormuş. Ancak Charlotte Bobcats de devredeymiş.
  • Josh Childress bu sene sınırlı serbest. Ancak Milwaukee Bucks ile görüşmek için Milwaukee'ye uçmuş. Önce Ersan, sonra Chill. Milwaukee Euroleague karması kuracak herhalde.
  • Dahntay Jones bu sezon müthiş bir çıkış yapmıştı. Şimdi Indiana Pacers onunla ilgileniyormuş.
  • Rasheed Wallace için Boston Celtics sıkı pres yapıyormuş. Los Angeles Lakers da devredeymiş.
  • Stephon Marbury veteran minimumu beğenmemiş. Lester Hudson'a kadro, Starbury'ye de yol göründü.

portland'da mutlu bir adam










ron artest to lakers?


CBS ve Yahoo'nun biraz önce girdiği bir haber.. Resmi bir açıklama yok ama özellikle CBS kaynaklı haber Ron Artest'in Lakers'a çok yakın olduğunu söylüyor.. Güya Artest telefonda şu anda Los Angeles'ta olduğunu ve Jerry Buss'la görüştüğünü, hatta anlaştığını, seneye kesinlikle Lakers'ta oynayacağını söylemiş.. Para konusuna buraya para için gelmediğini ve çok düşük bir meblağa oynayacağını, Lakers'ın kendisine yaklaşımını sevdiğini söylemiş.. Ki para konusunun olmaması Lakers açısından ilgiyi doğrulayan bir hadise.. Olur mu böyle bir hadise açıkçası bilmiyorum.. Peki olursa bu Ariza'nın gidişi anlamına gelir mi? Bence gelmez.. Artest'e düşük bir paraya imzalatmak planların değişmediğini, Lakers'ın şampiyon kadroya destek çıkarmak istediğini gösterir bence.. Kolpa bir haber olabilir, şimdilik bulunsun burada.. Gerçekleşirse daha detaylı bir bakış olacak tabii..

Edit: 3 yıl, 18 milyon dolara bitmiş sanırım iş..

1 Temmuz 2009

dwight'tan mesaj var

Dwight Howard, Hidayet Türkoğlu'nun takımda kalmasını istiyor. Neden istemesin ki, ligin en çok alley-oop yapan ikililerinden biri Hido&Dwight ikilisi. Dün Atlanta'da WNBA maçı izlemiş DH12. Bakın Hido için ne diyor:



Umarım Hidayet takımda kalır. Hido, eğer bunu izliyorsan lütfen takımda kal. Orlando'daki herkes seni seviyor, biz seni seviyoruz. Buralara kadar gelişimizin en önemli sebeplerinden biri sensin.

dedikodu zamanı

Anlaşılan o ki sadece Türk basını değil, tüm medya kuruluşları transfer dedikodularını çok seviyor. Bakalım kimin adı hangi takımla geçiyor?
  • Houston Rockets, Orlando'nun Polonyalı pivotu Marcin Gortat ile ilgileniyormuş. Dikembe Mutombo bıraktı, Yao Ming'in sezonu kapatması muhtemel. Gortat iyi tercih olur. Ancak Gortat sınırlı serbest, mid-level'a Orlando'nun tutma ihtimali var.
  • Ron Artest'in menajeri David Bauman, Ron Ron'un Houston'da kalmak istediğini ve Yao'nun sakatlığının bu fikri değiştirmediğini söylemiş.
  • Oklahoma City Thunder, Paul Millsap ile ilgileniyormuş. Memo ve Boozer'ın kalması Utah'ta Millsap'in ayrılacağı anlamına gelebilir. Yine de Millsap sınırlı serbest. Eğer Utah bir yıl için lüks vergisi ödemeyi göze alırsa, Oklahoma'nın hayalleri suya düşebilir.
  • Charlie Villanueva tamamen serbest kaldı. Özellikle Cleveland ve Detroit'in onunla ilgilendiği söyleniyor. Mid-level'dan fazlasını isteyeceği için Cleveland'a gitmesi biraz zor gibi.
  • Andre Miller, yıllık 10 milyon dolardan en az üç yıllık bir kontrat istiyor. 33 yaşında ve savunmada takıma çok zarar veren bir oyun kurucu için çok fazla. Bu piyasada o paraları bulması imkansız!
  • Brandon Bass, mid-level civarında bir para istediğini söylemiş. Bu sayede şampiyonluk hedefi olan bir takımda oynayabilir.
  • Memphis Grizzlies iyi bir dört numara arıyormuş. Adaylar arasında Zach Randolph, Paul Millsap, David Lee, Anderson Varejao, Glen Davis, Leon Powe ve Charlie Villanueva bulunuyormuş.

30 Haziran 2009

yao ming ve sonrası


2005-06: Sol ayak baş parmağı - 21 maç
2006 Nisan: Sol bacağında kırık
2006-07: Sağ ayağında kırık - 32 maç
2007-08: Sol ayağında stres kırığı - 27 maç + play-off
2008-09: Sol ayağında kırık.

“Houston Rockets'ın takım doktoru Tom Clanton, kontrollerin ardından, Yao'nun sakatlığının daha ciddi olduğunu ve 28 yaşındaki all-star'ın büyük bir ihtimalle 2009-10 sezonunda da forma giyemeyeceğini açıkladı. Tecrübeli doktor, yaptığı açıklamada Yao Ming'in kariyerinin de tehdit altında olduğunu belirtti.”

2.29 boyunda ve 140 kilo bir basketbolcuysanız sakatlıklar sizi normal insanlardan daha çok etkiler. Aslında Yao Ming, şu zamana kadar çok iyi dayandı bile.

Yao’nun son yaşadığı sakatlık, sol ayak tabanındaki boşlukla alakalı. Rockets’ın takım doktoru Tom Clanton çözümler arasında tabanı çivi ya da başka bir kemikle desteklemekten bahsetmiş. Ancak Yao’nun ayağında zaten geçen seneden kalma bir çivi var. Yani yeni bir zorlamada durum daha da kötüye gidecek. Clanton’a göre tedavi için bir diğer seçenek de Yao’nun ayağındaki o yüksekliğin düzleştirilip, ayağın farklı şekilde çalışmasını sağlamak. O da riskli bir ameliyat, ancak Zydrunas Ilgauskas’ın benzer bir operasyon sonrası dönüşüne bakılırsa işe yarayan bir seçenek.

Sonuç olarak her şey bitmiş değil. GM Daryl Morey farklı tedavi yollarına başvuracaklarını ve Yao’dan vazgeçmediklerini söyledi. Yine de bu önümüzdeki sezon boyalı alandaki kocaman boşluğu nasıl kapatacakları sorusunu cevaplamıyor.

Tracy McGrady’nin de bu sezon oynayıp oynamayacağı kesin değil. Önümüzdeki haftalarda topla idmanlara başlayacakmış ama söz konusu McGrady olunca kesin konuşamıyor insan. Bu yüzden Houston’ın yeni bir plana ihtiyacı var. Geçen seneki kadroya bakılırsa, Dikembe Mutombo basketbolu bıraktı, Ron Artest ve Von Wafer ise serbest.



Rockets’ın vermesi gereken ilk karar Artest ile ilgili tabii ki. Eğer onunla yeniden imzalama kararı alırlarsa lüks vergisi sınırının üzerine çıkacaklar. Bu yüzden takımın elinde transfer için sadece 5.6 milyon civarında olması beklenen “mid-level exception” kalıyor.

Bir numarayı Aaron Brooks ve Kyle Lowry ile geçtiklerini farz edelim. Özellikle Brooks “hand-check” kuralının yeni halinden en çok faydalanacak isimlerden biri olacağı için, performansı yükselecektir. Yani bir numara için yeterli denebilir.

Yönetimin Artest ile ilgili kararı şüphesiz ki en çok iki-üç numaralı pozisyonları etkileyecektir. Şu anda Shane Battier, Brent Barry ve James White’ın sözleşmeleri devam ediyor. Çaylaklardan Chase Budinger ilk seneden rotasyona girecektir. Bud oyun zekâsı yüksek, çok yönlü ve fiziksel olarak lige hazır bir oyuncu. Rockets’ta iyi bir görev adamı olabilir. Diğer isim Jermaine Taylor ise, her ne kadar kötü bir okulda oynasa da Von Wafer’a çok benzeyen bir oyun yapısına sahip. Eğer kadroya girmeyi başarırsa katkı yapması muhtemel. Ancak T-Mac ve Ron Artest ikilisinin aynı anda kadroda olmaması Rockets için bir felaket olur.



Yao’nun yokluğunda daha da boşalan pota altına gelinirse...

Luis Scola, Chuck Hayes, Carl Landry ve sözde pota altı oyuncusu Brian Cook eldeki isimler. Yao Ming olmadığına göre mid-level’dan bir-iki oyuncuyu oraya katmak zorundalar.

Hiç uğraşmayın, bu paraya alınabilecek uzunların kısa listesi hazır: Drew Gooden, Channing Frye, Chris Andersen, Brandon Bass, Antonio McDyess, Rasho Nesterovic, Chris Mihm ve Chris Wilcox...

Yao eğer gerçekten sezonu kapattıysa, Houston Rockets lig yönetiminden “disabled player exception” kazanma hakkına sahip olur. (Bir oyuncusu sezonu kapatan takım “disabled player exception” kazandığında “ortalama NBA oyuncu maaşı” veya “sakatlanan oyuncunun maaşının %50’si” arasında daha az olanını salary cap’te istisna olarak kullanabilir. Yani Yao’nun “disabled player exception” kazanması durumunda bu 5.6 milyon dolara tekabül ediliyor.) Ortalama oyuncu maaşı zaten "mid-level exception" demek. Mid-level ile tek farkı “disabled player exception”ın yalnızca bir oyuncu için kullanılabilmesi.

Houston’daki Yao problemi bu şekilde çözülmüyor ne yazık ki. Gelecek yaz oyuncu opsiyonu olan Yao, en kötü ihtimalle 2011’de serbest kalacak. Müzmin sakat Yao’ya istediği paraları bağlamak önemli bir risk, onu hiçbir şey almadan göndermek de öyle...

25 Haziran 2009

shaq yeni evinde



Kobe Bryant, Dwyane Wade ve şimdi de LeBron James...

Shaquille O'Neal halkayı tamamladı, halihazırda ligdeki en iyi üç oyuncuyla da yan yana oynamış olacak bu transferle. Peki bu yeni bir şampiyonluk getirir mi sorusuna cevap: neden olmasın? Shaq'ın oyun yapısı Cleveland'ın set hücumlarına uyuyor. Ayrıca etrafında Boobie, Mo ve West gibi şutörler olacağı için içeride daha rahat edecektir Kocaoğlan.

Bunun yanında Shaq, dakikalarını Zydrunas Ilgauskas ile paylaşacağı için yorgunluk diye bir şey de kalmayacaktır. Her iki oyuncunun da verimini arttırabilecek bir durum bu. Sonuçta Shaq son yıllardaki en iyi sezonunu bu sene geçirdi, fiziki olarak da 37 yaşına rağmen gayet iyi durumda.

Maddi olarak da çok dengeli bir takas. Ben Wallace'ın 14, Sasha Pavlovic'in de 5 milyon dolarlık kontratları bu sezon bitiyor... Tıpkı Shaquille O'Neal'ın 20 milyon dolarlık sözleşmesinde olduğu gibi.

Her şey bir kenara, Orlando serisinde Dwight Howard'ın verdiği türde bir zararı artık kimse veremez Cleveland'a. Shaq, yeni Süpermen'i çemberin yakınından uzaklaştırmayı başaracaktır.

Shaq kariyerini 2010'da tamamlayacağını daha önce söylemişti. İşte eğlence şimdi başlıyor. Bakalım NBA tarihinin bu efsane figürü son sezonunda yeni bir yüzük takabilecek mi?

24 Haziran 2009

richard jefferson for çer & çöp


Gecenin asıl bombası San Antonio Spurs'ten.. Pau Gasol'un cap boşaltma karşılığında Lakers'a gelmesine çok içerleyip bir kurul isteyen Gregg Popovich bombayı patlatıp cap boşaltmaya çalışan Milwaukee Bucks'a 2 yıl sonra biten kontratları ve gereksiz oyuncuları verip ligin en önemli 3 numaralarından birini kadrosuna kattı.. Spurs Tim Duncan ve Manu Ginobili eşliğinde son kurşunlarını atıyor ve bu takasla yine iddialı bir konuma gelmeyi başardılar.. Tony Parker, Manu ve Jeff'le klas bir back court'u oluşturdular.. Arkada dizleri zayıflayan Tim Duncan biraz daha rahatladı.. Etrafta Rasheed Wallace'ı bağlamaya çalıştıkları konuşuluyor ki böyle bir durumda seneye Lakers'ın karşısına büyük bir rakip çıkar kağıt üstünde.. Manu ve Duncan'ın sakatlık ihtimallerini düşünmeden yazıyorum tabii bunu.. Parker, Manu, Jeff, Duncan ve Raşit korkutucu ve çok sert bir 5.. Hala kurul istiyor mudur Gregg Popovich? Yoksa normal miymiş cap için takas yapmak? Jefferson'ın karşılığını aldı mı Milwaukee Bucks Oberto, Thomas ve Bowen'la bunu açıklar umuyorum..

Milwaukee için takasın açıklanacak tek bir durumu var.. İki sene sonraki pazara dalabilmek.. Bu şekilde hiçbir şey olamayacakları belliyken, hamle yapma şansını bir yıl geriye alıyorlar.. Bir şey diyor muyuz? Demiyoruz tabii.. NBA'in içinde olan şeyler bunlar zira.. Spurs açısından takasın sonuçlarını sezonda göreceğiz.. Batı'ya tekrar renk geliyor gibi..

foye + miller for no. 5


Ajanslara bu gece düştü haber, Minnesota Timberwolves ve Washington Wizards klas bir draft takasına imza attılar.. Randy Foye ve Mike Miller bundan böyle Washington Wizards forması giyecekler.. Bunun karşılığında Minnesota Timberwolves'a geçenler ise Etan Thomas, Darius Songaila, Oleksiy Pecherov ve 2009 draft'indeki Washington Wizards'ın 5. sıradaki seçim hakkı..

El değiştiren kontratlar göz önüne alınınca iki taraf için de ek bir külfet ya da cap boşaltma gibi bir durum mevcut değil.. Tamamen takımların hedefleri ve yapıları düşünülerek yapılmış, ilk bakışta hoş bir takas.. Wizards'ın elindeki Arenas-Butler-Jamison üçlüsü yukarıyı hedeflemeleri için yeterli ki Arenas'ın sakatlıkları nedeniyle Eddie Jordan'ı gönderip kendi kendilerini yok ettiler.. 5. sıradan gelecek yıldız adayının Wizards için bir önemi yok.. Ellerindeki oyuncuları iyi oyuncularla destekleyip, önlerindeki yıllar içinde daha yukarıyı zorlamaları gerekiyor.. Mike Miller'ın Gilbert Arenas'ın yanına gelmesi büyük avantaj.. Daha da önemlisi Arenas'ın belli olmayan durumunu Randy Foye gibi ligin ortalamasının biraz üstünde olan bir oyuncuyla yedeklemeyi de başardılar.. Sağlam bir Gilbert Arenas'la son derece alternatifli bir back court'a sahip olacak Washington Wizards.. Uzun rotasyonundan isimler verdiler ama Haywood-Thomas ikilemini çözmeleri ayrı bir avantaj.. Seneye Andray Blatche ve Javale McGee'ye daha çok iş düşecek..

Minnesota Timberwolves PostMcHale sendromu yaşıyor.. Al Jefferson ve Kevin Love dışında elde hiçbir şey kalmadı.. Bu seneki draftte 5. ve 6. sıradan seçme hakkına sahip oldular bu takasla.. Ki ilk turda bunun dışında 2 hakları daha var ama gelecek oyuncular da bu batıda yaralara merhem olmayacak.. Hedefleri 2 yıl sonraki pazara dalmak.. Bu çekirdeğin yanına sağlam bir yıldız çekebilirlerse 5 yıl sonra yukarıyı hedefleyen bir takım haline gelebilirler.. İşleri zor, ama imkansız değil..

23 Haziran 2009

garnett vs. beckham



Var mı kapışan?
Link

16 Haziran 2009

şapkadan çıkan "on" numaralar...

Sezon başında kimse onların buraya geleceğini tahmin etmiyordu. Kendileri de pek tahmin etmiyordu. Çünkü geldikleri yol oldukça zorluydu. En iyi seviyeye çıktıkları dönemde nelsON'u sakat verdiler. Bu olay tam ümitleri kırmışken alstON'ı buldular ve bu onların yeniden ümitlenmesini sağladı. Jameer, söylenildiğine göre sezonu kapatmıştı. Artık dümende Rafer vardı ve bençten gelip önemli katkı veren johnsON. İşler tıkırında gidiyordu. Zorlanılmasına rağmen Phila geçiliyor, ardından geçen senenin şampiyonu ama kanadı kırık bir şekilde karşısına çıkıyordu. Eksik ama seri 7. maça kadar gidiyordu. Doğu finalinde ise kimse Cavs'a rakip olamayacağını düşünüyordu. LeBron'un 2. maçtaki son saniye üçlüğü olmasa, o seri herkesin tahminlerinin çok çok ötesinde bitebilirdi.

Magic'in final yolculuğu kısaca böyleydi. Şaşırtarak, sürpriz geri gelişlere imza atarak finale ulaşmışlardı. Finaldeki durum yine çok farklı değildi. Ancak yine bir sürpriz beklentisi de yok değildi artık. Bundan sonrası da malum ne oldu, nasıl geçti biliyoruz. Herhangi bir sürpriz de olmadı. İşin sürpriz kısmı başka yerlerden geldi.

Sezonu kapattı denilen nelsON bir anda hortladı. Evet sahadaydı ve oynuyordu. SVG nelsON-alstON dengesini kuramadığı gibi ihtiyaç anlarındaki oyuncusu johnsON'ı da unuttu hem de ne unutmak yokmuş gibi davrandı. Rafer'in ve Jameer'in'ın maç içindeki yanlış tercihleri bitmek bilmedi. Hatta kimi zaman Hido'yu gördük top getirirken, oyun kurarken. Bu demek oluyor ki "benim top getirecek adamım yok." Var da yok. Yok da varmış gibi davranıyorum.

Altı ay önceden "iyileşmez" denilen bir oyuncu iki ay önce iyileşince direk ona sarılmak niye? Hem de final serisi oynarken. Jameer sistemin önemli bir parçasıydı ama tam iyileşmemişken bu kadar uzun süre oynatmak ve Anthony'i unutmak. Olay Jameer'i ya da Rafer'ı yerden yere vurmak değil, SVG'nin rotasyonun içine çomak sokması, hem de baya büyük bir çomak sokması.

Herkes farkındadır ki Magic bu seriyi kazansa Hido finallerin MVP'si olacaktı. Daha yakın zamana kadar Hido'ya sinir olmuş olan ben bile Magic'in kazanmasını istemiştim. Fakat bahsettiğim dönemden bu yana Hido'daki değişim takdirlik. Onun sayesinde eğlenceli ve keyifli bir final serisi geçirdik. Sezar'ın hakkı da sezar'a. Lakers tüm seri boyunca çok iyi oynadı, oyundan düştüğü zamanlar oldu, yılmadılar; kötü oynadıkları zamanlar oldu, vazgeçmediler ve haklı bir şampiyonluk kazandılar.

* Rasim Başak'ın yaptığı, hakemin kararı tartışmaları arasında gümbürtüye gitmez umarım.

15 Haziran 2009

turka hidayet derken?



Hidayet Türkoğlu'nun başarılı olması tüm Türkiye'nin NBA'e olan ilgisini arttırdı. Şimdi Hido'yla ilgili haberler basında daha çok yer alıyor, insanlar maçları takip edip gelişmeleri ilgiyle izliyorlar.

Dün Anadolu Ajansı, AOL Fan House'ın NBA bölümünde yer alan blogu kaynak göstererek bir haber yapmış. Haberin orijinalini bu linkten bulabilirsiniz. Orada Magic CEO'su Bob Vander Weide'nin ağzından "Hido'yu tutmak için gerekirse lüks vergisi öderiz" sözünü vermişler. Fan House haberin orijinalinde, altında bilgi olarak "Orlando bu sene 71.1 milyon dolarlık lüks vergisi sınırının altında kalarak 68.7 milyon dolar ödüyor" yazmış.

Efendim, gelelim bu olayın canım basınımıza yansımasına. Hürriyet'in internet sitesi hurriyet.com.tr, haberi ’Turka Hidayet’ NBA’de 71 milyon dolara çıktı, ’en pahalı Türk sporcu’ oldu başlığıyla vermiş. Hürriyet'in internet sitesinin haberinde "Bu sezonki performansıyla NBA’e damgasını vuran, bir çok takımın transfer listesinin en tepesinde yer alan Türkoğlu için kulübü Orlando Magic, 5 yıllığına 71.15 milyon doları gözden çıkardı." yazıyor.

Haberin devamında şöyle bir bölüm var:

"Orlando Magic’in önereceği yeni sözleşmeyle Türkoğlu’nun eline yılda 13.5 milyon dolar geçecek. Bu ücret Türkoğlu’nun dünyada en fazla kazanan Türk sporcu yaparken, NBA’de de en fazla kazananlar arasına girecek."

Anladığınız üzere NBA'in en çok kazananlar listesine de bakmamış arkadaşlar. Neyse, haberin devamında şöyle de bir şey var:

"Orlanda Magic’in finallerdeki rakibi Los Angeles Lakers’ın yıldızı Kobe Bryant ise Hidayet Türkoğlu hakkında yaptığı açıklamada," Hido’nun performansı her geçen maçta daha da artıyor. Çok değerli bir oyuncu. Büyük bir yıldız. NBA’de layık olduğu zirveye geldi. Ben Lakers için neysem Hido’da Orlando için odur" yorumunda bulundu.
"

Şaka değil, bunu gerçekten yazmışlar. Ne araştırma, ne kaynak gösterme var. Nasılsa Hido da iyi oynuyor ya, yaz 71 milyon doları. Altına da Kobe'den açıklamalar döşe... Oooh! Kimse fark etmez, böyle de geçer ne de olsa.

Açıklamayı yapalım biz yine de.
1-) Turka diye bir lakabı yok Hido'nun, Orlando'ya geldiğinden bu yana "The Turk" diyorlar. "Sleepy face", "Mr. Fourth Quarter", "Michael Jordan of Turkey", "Turkey Glue" diğer lakapları. Ama kimse Turka demiyor. Turka ne zaten, İngilizce'de nasıl Turka dersin?

2-) 71 milyon dolar lüks vergisi sınırı. Yani bu sezon herhangi bir NBA takımının toplam oyuncu maaşı o sınırı geçerse, o sınırın üzerindeki meblağ için %100 vergi ödemek zorunda kalacak. Hido'nun beş yıllık anlaşmasıyla bir alakası yok anlayacağınız.

3-) Kobe'nin seri boyunca tüm basın toplantılarını takip ettim, Hidayet hakkında birkaç söz söylüyor ama, hiçbirinde "ben Lakers için neysem Hido da takımı için o" diye bir şey söylemedi.

Arkadaşlara hayatlarında başarılar diliyorum. Ancak böyle bir gazetecilik anlayışı kalmadı ülkede. Daha fazla okuyan, araştıran ve takip eden okuyucular var karşınızda. Zaman değişti.

şampiyon!









Photos: Getty Images / AP

12 Haziran 2009

ya milyon dolar ya ölüm


Tim Donaghy’yi bilirsiniz. NBA’de 13 yıl hakemlik yapan TD, son iki sezonunda bahis işine bulaşmış ve kasıtlı düdükleriyle birçok maçın sonucunu etkilediği için 15 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. 42 yaşındaki eski hakem şu sıralarda hapiste.

Ceza aldıktan sonra dört çocuğunun annesiyle boşanmak zorunda kalmış ve her şeyi itiraf ettiği için mafya peşine düşmüş.

Pişman olduğunu, hayatının geri kalanında bu utancı taşımak zorunda kalacağını ve cezası neyse çekmeye hazır olduğunu söylemişti Donaghy. Ancak bu mafya için pek yeterli olmamış. Tim Donaghy, hapisteyken oda arkadaşlarından biri tarafından saldırıya uğramış.

Florida’nın Pensacola şehrindeki düşük seviye korumalı bir hapishanede kalan Donaghy’nin oda arkadaşı, bir sopayla eski hakemin sağ dizine vurmuş. Bununla da yetinmeyen saldırgan, “bu bir şey değil, önce dizlerini kıracağız, sonra kafana kurşunu yiyeceksin” şeklinde pek dostane olmayan şeyler söylemiş. Bu sözleri söylerken yüksesk sesle konuştuğunu tahmin ediyorum, ki iddialara göre kendisi New York mafyasının bir adamıymış.



Neyse, Donaghy özel korumaya alınmış ve saldırgan oda arkadaşı da başka bir hapishaneye sevk edilmiş. Eski hakem buna rağmen önlemleri yeterli bulmuyor ve Tampa’daki yarı açık bir hapishaneye sevkedilmek istiyor. Donaghy’nin cezası 24 Ekim’de bitecek.

Tahmin edin çıkınca ne yapmayı planlıyor TD? Eğer olur da New York mafyasından kurtulabilirse, yaşadığı her şeyi anlatacağı bir kitap yazacakmış. Tabii ki hangi maçı nasıl sattığını öğrenmek ilginç olacak tüm takipçiler için. Eminim ki Donaghy, mafyadan nasıl kaçacağını düşündüğü kadar bundan kazanacağı milyon dolarların da hayalini kuruyordur. Eh, kendisi zaten para sevgisi yüzünden burada değil mi?

geçmişten bugüne...






Resim -1:2009 NBA Finali 4. maçı: 4.6 saniye kala Derek Fisher maçı uzatmaya götüren basketi kaydediyor.

Resim -2:2004 Batı Konferansı Finali 5. maçı: 0.4 saniye kala Derek Fisher maç kazandıran basketi atıyor.