
Aslında ben onu beklemiyordum. Bu yüzden de bu sene gelecek diye bir beklentim yoktu. Zaten seçildiği günden sonra gelişen durumlar onun bu sene gelemeyeceğini gösteriyordu. Takımın da onu iki sene bekleme sabrı var. Juventud ile olan bonservis sorunu da pek aşılabilecek gibi gözükmüyordu. Genel Menajer Kahn'nın da İspanya seferlerinden bir sonuç çıkacak gibi değildi.
Bu noktada Rubio'nun “İlk tercihim NBA'de oynamak” açıklaması gelince umutlanmadık değil ancak ortada hala çözülmesi gereken bir bonservis sorunu vardı. Juventud ile hangi aşamaya gelmiştik bilmiyorum ama ilerleme kaydetmiştik. İşler tam bu noktaya gelmişken Rubio'nu Barça ile anlaştığı haberi çıktı. Dolayısıyla bizim için de hayal kırıklığı olmuştu ama en başa dönecek olursak onu hem de iki sene bekleyecek sabrımız var. Bu yüzden de büyük bir hayal kırıklığı yok. Barça ile olan anlaşması uzun soluklu ancak ince bir detay var. İki sene sonra NBA'e gitmesi için sağlanacak kolaylık.
Juventud'ta kalmış olsa zaten iki sene sonra NBA'e gitme yolu açılmış olmayacak mıydı? Barça'ya gitmek Rubio'nun tercihi miydi yoksa Juventud, Rubio'dan bir gelir elde edememe korkusuyla mı gerçekleşti bu transfer. Barça, iki sene sonra aynı durumda olacak olması onlar için buna değecek bir transfer mi?
Bu ve bunun gibi sorular kafamda dönüp duruyor ve cevaplarını ben de bilmiyorum. Ama gerçek olan şu ki Rubio henüz 19 yaşında, Barça'da geçireceği iki yıl onun gelişimine çok önemli katkı yapacaktır. Bu yüzden Juventud'tan ziyade Barça'da oynayacak olması bizim için daha iyi olduğu bir gerçek. Ersan'ın potansiyeli yüksek olan bir oyuncu olduğunu biliyor ve gözlemliyorduk (Burada Muyu'nun hakkını vermek lazım. En azından Ersan'ı benim gözüme sokan O'dur. Hatta Ersan'ın gelişimini, yaşadığı sakatlığı anlatan bir yazı da hoş olurdu Muyu. Ne dersin?). Barça'da geçirdiği yıllar Ersan'ın gelişimine nasıl katkı vermiş, şu anda milli takımımızı sırtlamasıyla görüyüoruz. Tabi bu sadece bir örnek teşkil etmekte. İki yıl sonra Rubio ne olur, durumlar ne gösterir, bilinmez.
