Rafer Alston etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rafer Alston etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Haziran 2009

şapkadan çıkan "on" numaralar...

Sezon başında kimse onların buraya geleceğini tahmin etmiyordu. Kendileri de pek tahmin etmiyordu. Çünkü geldikleri yol oldukça zorluydu. En iyi seviyeye çıktıkları dönemde nelsON'u sakat verdiler. Bu olay tam ümitleri kırmışken alstON'ı buldular ve bu onların yeniden ümitlenmesini sağladı. Jameer, söylenildiğine göre sezonu kapatmıştı. Artık dümende Rafer vardı ve bençten gelip önemli katkı veren johnsON. İşler tıkırında gidiyordu. Zorlanılmasına rağmen Phila geçiliyor, ardından geçen senenin şampiyonu ama kanadı kırık bir şekilde karşısına çıkıyordu. Eksik ama seri 7. maça kadar gidiyordu. Doğu finalinde ise kimse Cavs'a rakip olamayacağını düşünüyordu. LeBron'un 2. maçtaki son saniye üçlüğü olmasa, o seri herkesin tahminlerinin çok çok ötesinde bitebilirdi.

Magic'in final yolculuğu kısaca böyleydi. Şaşırtarak, sürpriz geri gelişlere imza atarak finale ulaşmışlardı. Finaldeki durum yine çok farklı değildi. Ancak yine bir sürpriz beklentisi de yok değildi artık. Bundan sonrası da malum ne oldu, nasıl geçti biliyoruz. Herhangi bir sürpriz de olmadı. İşin sürpriz kısmı başka yerlerden geldi.

Sezonu kapattı denilen nelsON bir anda hortladı. Evet sahadaydı ve oynuyordu. SVG nelsON-alstON dengesini kuramadığı gibi ihtiyaç anlarındaki oyuncusu johnsON'ı da unuttu hem de ne unutmak yokmuş gibi davrandı. Rafer'in ve Jameer'in'ın maç içindeki yanlış tercihleri bitmek bilmedi. Hatta kimi zaman Hido'yu gördük top getirirken, oyun kurarken. Bu demek oluyor ki "benim top getirecek adamım yok." Var da yok. Yok da varmış gibi davranıyorum.

Altı ay önceden "iyileşmez" denilen bir oyuncu iki ay önce iyileşince direk ona sarılmak niye? Hem de final serisi oynarken. Jameer sistemin önemli bir parçasıydı ama tam iyileşmemişken bu kadar uzun süre oynatmak ve Anthony'i unutmak. Olay Jameer'i ya da Rafer'ı yerden yere vurmak değil, SVG'nin rotasyonun içine çomak sokması, hem de baya büyük bir çomak sokması.

Herkes farkındadır ki Magic bu seriyi kazansa Hido finallerin MVP'si olacaktı. Daha yakın zamana kadar Hido'ya sinir olmuş olan ben bile Magic'in kazanmasını istemiştim. Fakat bahsettiğim dönemden bu yana Hido'daki değişim takdirlik. Onun sayesinde eğlenceli ve keyifli bir final serisi geçirdik. Sezar'ın hakkı da sezar'a. Lakers tüm seri boyunca çok iyi oynadı, oyundan düştüğü zamanlar oldu, yılmadılar; kötü oynadıkları zamanlar oldu, vazgeçmediler ve haklı bir şampiyonluk kazandılar.

* Rasim Başak'ın yaptığı, hakemin kararı tartışmaları arasında gümbürtüye gitmez umarım.

8 Haziran 2009

skip attı!

Jameer Nelson 2004 yılında draft edildiğinde onunla ilgili en çok merak edilen konu, kendisiyle aynı draftta seçilen ligin yeni süperstar adaylarından Dwight Howard'ın saha içinde ne kadar tamamlayıcısı olacağıydı... Nelson çaylak senesinde beklentilerin altında kalsa da 2. sezonunda yükselen formu ve güçlü fiziğiyle dikkatleri üzerine çekmeye başladı. Sonraki 2 sezon özellikle istikrarsız şutu sebebiyle büyük eleştiriler alsa da, bu sezon başından sakatlanıncaya kadarki bölümde takımın 2. skor opsiyonu olma konusunda ciddi aşama kaydetmiş ve hatta bu durum takımında başarısı göz önünde bulundurularak onun All-Star seçilmesinde büyük pay sahibi olmuştu.

Jameer'in sakatlığı sonrası Orlando cephesi onun boşluğunu doldurabilmek için gerekli hamleyi yapıp, "T-Mac varsa 1. turu geçemeyiz" fikrini iyice benimseyen ve bu yüzden kendine kaçış planı arayan Rafer Alston'a imzayı attırdılar. Rafer'ın yapması gereken basitti. Superman'e doğru yerde pası ver, boş şutları kaçırma. Fakat belki de doğası gereği arka plandaki adam olmayı kabul edemediğinden, parke üzerinde de hep fazlasını yapmaya çalıştı ama bunların çoğunu eline yüzüne bulaştırdı.

Küçüklüğümüzde, kapının önünde "Alman Kale" oynarken yemeği hazırlayan annemiz ısrarla camdan bizi çağırırdı. Ya da babamız elinde 1 kiloluk sütaş yoğurdu ve ekmekle birlikte işten eve dönerken, çoğu Türk gencinin şehir efsanesi haline dönüşen "ben amatör kümede oynarken" cümlelerinin aslında mahallenin toprak sahasında danalar gibi top peşinde koşturmak olduğu o dönemlerde bizi kolumuzdan çekerek başlamadan biten futbolculuk kariyerimize nokta koyuşunu ve sokaktan zorla eve tepip banyoya sokuşunu çoğumuz yaşamışızdır sanırım.
Rafer "Skip 2 My Lou" Alston'a sokaktan "salona" girmesini kim tembihledi bilmiyorum ama keşke hep sokağın kralı olarak kalsaydın be abicim...