Los Angeles Lakers etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Los Angeles Lakers etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Temmuz 2009

otuzyedi


Ron Artest'in müzik tutkusunu bilmeyen yoktur herhalde. Indiana Pacers'ta oynarken yeni albümünü tanıtmak için kulüpten izin isteme cüretini göstermişti. TruWarier adı altında bir plak şirketi ve iki albümü var Ron Artest'in. Beş yıl için 34.3 milyon dolarlık bir sözleşmeyle Los Angeles Lakers'a giden Artest, yeni takımında bu müzik tutkusunu formasına yansıtacak.

Aslında Ron Artest kariyeri boyunca Dennis Rodman ile aynı cümle içinde kullanıldı. Ron Ron daha önce Rodman'a saygılarını sunmak için 91 numarayı giymişti. İlk başta Lakers'ta 37 numarayı tercih etmesinin sebebini de Rodman'a bağlamıştım, çünkü Rodman Lakers'ta 73 giymişti. Ancak işin aslı öyle değilmiş.

Ron Artest 37 numarayı Michael Jackson'ı anmak için giymiş. Çünkü Jackson'ın 1980'lerde yaptığı Thriller albümü, en çok satanlar listesinde 37 hafta boyunca bir numarada kalmış. İnce düşünce, tebrik ettik kendisini.

3 Temmuz 2009

ron artest to lakers?


CBS ve Yahoo'nun biraz önce girdiği bir haber.. Resmi bir açıklama yok ama özellikle CBS kaynaklı haber Ron Artest'in Lakers'a çok yakın olduğunu söylüyor.. Güya Artest telefonda şu anda Los Angeles'ta olduğunu ve Jerry Buss'la görüştüğünü, hatta anlaştığını, seneye kesinlikle Lakers'ta oynayacağını söylemiş.. Para konusuna buraya para için gelmediğini ve çok düşük bir meblağa oynayacağını, Lakers'ın kendisine yaklaşımını sevdiğini söylemiş.. Ki para konusunun olmaması Lakers açısından ilgiyi doğrulayan bir hadise.. Olur mu böyle bir hadise açıkçası bilmiyorum.. Peki olursa bu Ariza'nın gidişi anlamına gelir mi? Bence gelmez.. Artest'e düşük bir paraya imzalatmak planların değişmediğini, Lakers'ın şampiyon kadroya destek çıkarmak istediğini gösterir bence.. Kolpa bir haber olabilir, şimdilik bulunsun burada.. Gerçekleşirse daha detaylı bir bakış olacak tabii..

Edit: 3 yıl, 18 milyon dolara bitmiş sanırım iş..

15 Haziran 2009

şampiyon!









Photos: Getty Images / AP

12 Haziran 2009

geçmişten bugüne...






Resim -1:2009 NBA Finali 4. maçı: 4.6 saniye kala Derek Fisher maçı uzatmaya götüren basketi kaydediyor.

Resim -2:2004 Batı Konferansı Finali 5. maçı: 0.4 saniye kala Derek Fisher maç kazandıran basketi atıyor.

lakers şampi...


Yazacak fazla bir şey yok aslında bu maçla ilgili.. Denver deplasmanındaki ilk maçın ilk yarısındaki rezalet oyundan sonra devre arasında yaşanan büyük hayal kırıklığı arkasından o maça benzer bir dönüş, şans faktörünün devreye girişi ve uzatmada maçı koparış.. İki berbat ilk yarıdan serinin kaderini belirleyen iki inanılmaz galibiyet çıkardı Lakers.. İlk 6 dakikada rakibe 6 boş üçlük imkanı veren, J.J. Redick ve Marcin Gortat'dan ikili oyun sonrasında Gortat üzerinden boş smaç yiyen paspas olmuş savunma ikinci yarıda nasıl geri döndü şu anda hiçbir şey bilmiyorum.. Tekrar izlemek gerek ama bir şeyler normal değildi bugün.. Kobe'nin Allen Iverson'culuk oynadığı, Pau Gasol'un yine Dwight tarafından fiziksel yönden ezildiği, Lamar Odom'un kenardan hiçbir şey vermediği bu maç 2 adama yazılır.. İkinci yarıda yanlış saymadıysam 16 sayı atan Trevor Ariza ve artık kendisine bir şey diyemeyeceğim, Robert Horry'nin bir boy küçüğü, büyük adam Derek Fisher.. Normal sezonda, play-off'un çok büyük bölümünde paspas olan adam finalde büyük toparlanma göstermişti zaten.. Bugün Lakers'ın şampiyonluk çekinin yarısını imzaladı tek başına..

Normal sürenin son 1 dakikasına 5 sayı önde girmişsiniz.. 3 sayıyken 2 faul kaçırıp son 5 saniyede beraberliğe geliyorsunuz.. Bu açık bir şekilde moral bozar.. Üstüne yetmiyor, aynı adamdan maç kafa kafaya giderken bir 3 daha yiyorsunuz.. Şans perileri bu sabah Lakers'ın yanındaydı.. Kobe'nin eğer bu maç alınacaksa bugün, kendisinin alması gerekirdi.. Beceremedi.. Sahneye Ariza ve Fisher çıktı.. Orlando'da Hidayet'e büyük yazık oldu.. Şu anda dünyanın en iyi 15-20 oyuncusundan biridir deyince 1-2 tepki gelmişti fazla dedin diye.. Ama bugün bir daha gösterdi onu.. NBA'in final serisinde şu topu oynayacak 10-15'ten fazla adam sayamazsınız.. 25 sayının, istatistik kağıdının dışında şeyler var Hidayet'ten sahaya yansıyan.. Çok daha saf basketbol yetenekleri şu oyunu oynayamaz bu seviyede..

Maçı neden Jameer Nelson'la bitirdi Orlando Magic anlamadım.. Ama Jameer'in büyük süreler aldığı 2 maçı da Lakers'ın kazandığı gerçeği bir kez daha gelecek Stan Van Gundy'nin önüne.. Bugünkü maç bu işin bitişidir nazarımda.. Buradan şampiyonluğu verecek takım, coach ve oyuncu zaten görünmesin kimsenin gözüne..

Fisher, bambaşkasın..

(İğrenç Türk basını klişesi başlık yüzünden herkesten özür diliyorum.. Yıllardır bu anı bekliyordum, fırsatı bulunca kullanıp rahatlamak istedim.. Teşekkürler, iyi sabahlar..)

10 Haziran 2009

orlando 108-104 lakers


Rakibin en büyük ve pota altından üretim yapan tek silahının sadece 6 şut kullandığı bir günde, dış oyuncuların eline bakan bir duruma indirgenmiş rakibinizi %63'le hücum ettiriyorsanız savunma planınızda bir yanlış var demektir.. Bu ilk 2 maçta alttan geliyorum diyen bir hadiseydi.. Orlando'daki ilk maçta patladı.. Özellikle 4. çeyreğin başında Orlandolu topçuların üst üste buldukları birkaç balık basket şansın bugün yanlarında olduğunu düşündürebilir.. Buna kısmen katılmak da mümkündür.. Ama pota altı top kullanma yönünden bu kadar pasifken böyle bir yüzde varsa Lakers'ın savunma stilini gözden geçirmesi gerekiyor..

İlk yarı sona erdiğinde Orlando Magic'in saha içi isabet oranı %76'ydı.. Lakers ilk yarıda rakibinden toplam 9 şut fazla kullanmış, süper yıldızı da mükemmel bir çeyrek, gayet iyi bir devre geçirmişti.. Böyle bir ortamda Lakers'ın önde olmasını beklersiniz ama Orlando devreye 5 sayı üstün girdi.. Rakibin hücum silahına odaklanma, onu temel alan savunma sistemleri içine girme hep tartışılan bir konudur NBA'de.. Kobe Bryant, LeBron James gibi adamlara odaklanmak gerekli midir? Bu adamları durdurursanız, geri kalanı kısmen vasat olan takımları mağlup edebilir misiniz? Yoksa çevresindekilerin musluğunu kesip "Kobe tek başına ne yaparsa yapsın, diğerlerinden boş yemeyelim bu yeter." mi doğru olan mantıktır? Bunun net ve kesin bir cevabı yok.. Orlando, Cleveland serisinde LeBron'a odaklı başladı.. Diğerleri çatır çutur atınca daha ilk maçta işi değiştirdiler ve çevredekileri durdurarak konferans finallerine çıktılar belki de.. Ama bu Kobe'yi tamamen pasifize ederek Lakers'i eleyemeyeceğiniz anlamına gelmiyor.. Buradan Dwight Howard'a geleceğim tabii ki.. Lakers ve Phil Jackson'un Dwight'ı fazla merkeze aldıklarını düşünüyorum.. İlk maçta özellikle müthiş durdurdular diğer oyunculara boş şut imkanı vermelerine rağmen ama ikinci maç Rashard Lewis üzerinden çok net bir sinyaldi.. Almadı Lakers.. Bugün yine cezalandırıldılar.. 3 sayı yönünden çok iyi bir gece geçirmese de Orlando, anormal boş şut imkanı buldular.. Özellikle Rashard Lewis'in rakibin en etkili şutörü olarak bu kadar boş bırakılmasını, tabir-i caizse riske edilir gibi oynanmasını ben fazla anlamıyorum..

Dwight Howard 5 yıldır bu ligde oynuyor.. 5 yılda gereken hücum gelişimini sağlayamamış, özellikle son 1-2 yılında vasatın üstüne çıkan bir post up oyunu olmaması yönünden eleştirilmiş, bu yokken belirli bir orta mesafe şutu da yapamaması üzerinden vurulmuş, sayılarının çoğunu potaya dönük tamamlamalar ve hücum reboları üzerinden bulan müthiş bir atlet.. Bu sene belki de uzun zamandan beri ilk defa Cleveland karşısında ShaQ'lık yaptı ama sadece bir maç.. Korkutmalı mı? Evet.. Çok temele konmalı mı peki bu nedenle? Bence hayır.. D12 hala o olgunluğa kavuşabilmiş değil ve ben tek başına Lakers'ı final serisinde sürklase edebileceğini düşünmüyorum bu adamın.. Lakers'ın Orlando'da kalan iki maçta Dwight'ı biraz daha onu tutan oyuncularla başbaşa bırakıp, fazla faul almadan ve içeri bu kadar gömülmeden oynamayı denemesi gerekiyor bana kalırsa.. İlk 3 maç boyunca Orlando hücumu ve Lakers savunması bağlamında yapacağım ilk tespit budur benim.. Şutu en istikrarsız olan Rafer Alston dahil, hiçbir oyuncuyu riske etmeden Dwight'ın neler yapabileceğini test etmek gerekiyor.. Belki patlayabilir bu düşünce, belki tek çeyrek sonunda olmaz, tekrar dönülür bu yardımlı bir şekilde önden alındığı savunma planına.. Ama belirli bir süre denemek gerekiyor..


Kobe müthiş başladı, anormal soğudu sonra.. Nedenini anlayamadım fazla.. Kenarda çok oturdu desem değil.. Courtney Lee ilk defa bu kadar iyi iş çıkardı Kobe savunmasında, onun hakkını vermek gerekiyor fakat.. Gasol hücumda iyi, ribauntlarda çok pasifti.. D12 tarafından resmen ezildi fiziksel yönden.. İlk 2 maçtaki anormal eforu ve hücumda başarısıdan dolayı görmezden geliyoruz tabii.. Sezon boyunca saçmalayan ve batıran Fisher'a final serisinde bir şey olmuş gibi.. Hayretle izliyorum.. Keza Trevor Ali Rıza'ya bayılıyoruz.. Kötü atması önemli değildi bugün, karakteri yetti.. Orlando'da tam 5 oyuncu 18+ attı ve hepsi de %60'ın üstünde yaptı bu 18+'yı.. Böyle bir takıma karşı maçı son anlara götürmek bile büyük başarıdır bence.. Los Angeles Lakers tarafından işin optimist yönden bakılacak tek tarafı da, rakip böyle abuk bir hücum performansı gösterirken maçı son dakikaya kadar tutabilmek olmalıdır.. "Böyle atarken bile koparamıyoruz maçı." düşüncesini Orlando oyuncularının akıllarına düşürmeleri böyle bir kayıptan çıkan önemli bir psikolojik üstünlük olarak sahaya yansıyabilir diğer maçlarda..

8 Haziran 2009

2-0


Şu maçta bir tarafım ben ve o taraf bilindiği gibi Orlando Magic değil.. Hidayet'i zerre umursamadığımı daha önce söyledim fakat bu geceki mücadelesinden sonra insan garip hissedebiliyor yine.. Seri 2-0'a geldi, şampiyonluk kolaylandı.. Orlando'daki 3 maçtan çıkacak 1 galibiyet işi garantiye götürür.. 3 maç kaybedilse bile Lakers büyük bir şansı elinde tutmaya devam edecek.. O açıdan çok değerli bu galibiyet..

Orlando Magic'in ilk maçtan sonra farklı şeyler deneyeceğini biliyorduk.. Jameer Nelson'un süreleri biraz kısıldı, ilk maçta hiç oynamaması nedeniyle eleştirilen J.J. Redick'e rotasyonda önemli bir bölüm açıldı.. Dwight-Gortat-Battie üçlüsünden 2 oyuncu zaman zaman beraber yer aldı sahada.. Çift uzun dışında Orlando aslında fazla çıkmadı oyununun dışına.. Yine ilk hedef Dwight'a top geçirmek ve dışarı çıkan toplarda ekstra paslarla boş oyuncuyu bulup cezayı kesmek oldu.. İlk yarıda iki takımın da gösterdiği berbat hücum performansından sonra özellikle ikinci yarı iyi de yaptılar bunu.. İlk maçta bazı boşları sokamamıştı Orlando, bu maçta soktular.. Dwight'a çok doğru gömülerek yine iyi iş yaptı Lakers savunması ama Hedo ve Lewis sokmaya başladıktan sonra, özellikle Lewis'i çok gereksiz riske ettiler.. Orlando'dan maksimumu bu şutlarıyla alan Lewis 5 tane üçlüğünü bomboş atıp 34 sayıyı yolluyorsa finalde, işin o kısmında yanlış yapmış demektir Lakers..

Jameer Nelson eğer düzeldiyse imdat çıkışı olarak mutlaka yer almalı bench'te ama rotasyonun ana parçası olmasını çok anlamıyorum ben.. Rafer Alston'un ekstra kötü oyununda Jameer etkisi de var ve bu Orlando'yu da etkiliyor.. En basitinden Alston-Johnson'lı guard rotasyonunda sadece Alston topla oynamayı seven 1 numara olarak Orlando'nun oyununda Hedo üzerinden daha çok esneklik sağlanabiliyordu.. Anthony Johnson'un 10-15 dakikalık oyunda topa hükmetmeden işler yapması daha farklıydı Orlando için.. Rafer-Jameer'den oluşan 1 rotasyonunda mutlaka topla oynamayı seven bir PG'yle yer alıyor sahada Orlando..

Lakers'ta Kobe'nin bu kadar geri planda görünerek yaptığı 29-8-4 istatistiği en az 40-8-8 kadar değerliydi.. Yine çok olgun oynadı Kobetullah.. 7 top kaybı 8 asistin değerini düşürüyor ama karşı tarafta Dwight ve Hedo'nun kayıpları biraz olsun nötrledi.. Hakemlerin sonda yanlış çaldığı düdük dışında da kritik yerde değildi top kayıpları, o açıdan sevindirici.. Pau Gasol çok yürekli oynuyor bu play-off'larda.. Geçen sene Boston karşısında Ayşegül'e çıkardığımız adını tekrar Ahmet'e çevirmeyi başardı.. Erkek gibi duruyor Dwight'ın arkasında ki çok ters eşleşme kendisi için.. Drew'ün aldığı anlamsız faullerden sonra bugün biraz daha fazla içli dışlı oldu Dwight'la.. Çok beğendim ama ben.. Drew'e acil beyin nakli öneriyorum.. Off-season'un en önemli hamlelerinden biri olur Lakers için.. Yine Derek Fisher zannedersem play-off'un en karakterli topunu oynadı bu gece.. Bir molada takıma yaptığı konuşma da üstüne eklenince bu sene defalarca dalgaya aldığımız "Ayarcı 0.4" için tek maçla birlikte pozitif şeyler oluştu.. Kobe Hedo tarafından bloklandığı pozisyonda köşede bomboş kalan kendisini görse iyice efsaneleşebilirdi bu Fisher.. Kısmet tabii..

Hedo'nun LeBron karşısındaki hareketlerinden sonra Kobe'ye meydan okuması da müthişti.. Geldiği nokta hakikaten inanılmaz.. Yaptığı blok elbette ki değerli, ama tek pozisyon.. Eğer kazanılsa istatistik olarak da önemli olacaktı.. Ama mesela uzatmalarda 2-3 pozisyonda Kobe'ye yaptığı çok iyi savunma daha etkileyiciydi bence.. Bloktan sonra kızan Kobe'yi iki pozisyon dışında durdurmaya devam etti.. O 2 pozisyon belki maçı bitirdi ama 24'e karşı daha fazlasını yapamazsınız.. Müthiş bir karakterdi sahada gösterdiği.. Maçtan sonra Kobe'nin açıklamaları ve Jack Nicholson'un koluna girmiş görüntüleri net bir şekilde ortaya koyuyor zaten oyununu.. Şu anda açık ara en başarılı Türk sporcudur Hedo.. Onu da geçiyorum, NBA'in en iyi 15-20 oyuncusundan biridir.. Rüya gibi ama gerçek..

Son olarak hakemlere geleyim.. 2-3 pozisyon üzerinden Lakers'a vuruluyor, maç içinde daha önce eleştirdiğim Murat Kosova'nın inanamadığım sağduyusuna rağmen.. Önce Dwight'ın Kobe'ye yaptığı blokta Pietrus'un yaptığı net bir fauldur Kobe'ye.. Fotoğrafı şuradadır.. Kollarını Kobe'nin üzerine doğru indirip Kobe'nin sol koluna çok net temas yapmıştır.. Kaan Kural ben bir şey göremedim derken Kosova'nın sanki bir temas var deyişi çok duygulandırdı beni.. Tebrik ediyorum Murat Kosova'yı.. İkincisi Hedo'nun Ariza'ya yaptığı hareket net bir hücum fauldur.. Buna çalınacaksa her maç 20 tane hücum faul çıkar doğru yaklaşım değil.. Göğüse dirseği çakıp oyuncu yere yıkılıyorsa (ki kimse Ariza'nın kendisini yere attığını iddia edemez) çalarlar düdüğü.. O dirseği adamın etrafında dönerken çengel yapmayı bile affetmiyorsa hakemler, göğüse vurunca hiç affetmezler.. Kusura bakmasın kimse.. Hakemler ilk 2 maçta çift taraflı saçmalamalar içine bütün play-off'larda olduğu gibi girseler de, denge anlamında oldukça iyi gidiyorlar.. Bunu bozmasınlar yeter, zira bu kadar kötü hakemlerin iyi maç yönetmesini ben artık beklemiyorum.. NBA'de görev yapan hakemlerin yarısını sokakta 4'e 4 tek pota yaparken düdük çalsınlar diye almam ben.. Öyle bir rezalete doğru gidiyor burada düdükler.. Bu da başka bir yazının konusu olsun zaten..