14 Haziran 2009

heyecanın dozu artıyor!



Bundan önceki 4 maçı yerinden izleyememiş biri olarak bu maçların yarattığı heyecan ile arkadaşım Serdar ile Ayhan Şahenk Spor Salonu yollarına düşmüştük. Fakat salona gittiğimizde durumun pek iç açıcı olmadığını gördüm. Bora Hun Paçun bile salona girerken baya bir ciddi sıkıntı çekiyordu önümüzde... Bizim yaşadıklarımızı ise anlatmaya kelime bulmak pek mümkün değil. Elinde çocukları ile ezilme tehlikesi geçirenler mi istersiniz, arada sıkışan bayanlar mı, kısaca çirkinliğin haddi hesabı yoktu. İsmail sağolsun, en sonuda içeriye girmeyi başardık ama bir mesaiye eş yorgunluk yaşadık diyebiliriz. Abdi İpekçi'nin tek kapılı çıkışları ve girişlerinde bile böyle bir şey yaşamamıştım. Sanırım Efes Pilsen eğer bu salonda oynayacaksa bu olaya bir çözüm araması gerekir.

Seri başlayalı 5 maç olmasına rağmen henüz hiçbir maçta kopma olmadı. Oynanan oyunun kalitesi için iyiye yakın terimini kullansak da, heyecan dozajı icin rahatlıkla en üst seviyede diyebiliriz. Bu maçta çok farklı olmadı. Her ne kadar tatsız bir sonla bitmiş olsa da tüm maçlar birbirine benzer karakterler gösterdi. Bu karakterlerden en neti son periyotlarda kenar yönetimlerin alışık olmadığımız tercihleri olsa gerek. Maçın bitimine 27 saniye gibi bir süre varken, 2 sayı farklı önde olan Ergin Ataman'ın faul yapma tercihi hayli ilginçti -Kısaca, bu noktada Kerem'den farklı düşünüyorum-. Bunu ilk kez sergilemiyor kendisi... Fakat hakkını vermek gerekir ki, sanki onu melekler koruyor.

Maç sonuna değinmeyeceğim çünkü olayı izlemeyip acelemizden dolayı otopark yolunu tuttuk. Fakat Ömer Onan gibi bir oyuncunun kuralı bilmediğine inanmak istemesem de, camiayı az çok tanıyan biri olarak öyle olması durumunda da pek yadırgamayacağım bir durum olduğunu belirteyim. Fakat Fenerbahçe'nin itirazları bu karar ile ilgiliyse anlamak pek mümkün görünmüyor. Muhtemelen açıklamalarını baya fevri bir şekilde yapacaklardır.

Sinan Güler için de ayrı bir paragraf açmak gerekiyor. Her ne kadar bu serinin imzası haline gelmiş olan maç sonunda kritik oyuncuların kenarda unutulması modasının son kurbanı olsa da, bu gece son derece etkileyici bir performans sergiledi. Eğer bugün sergilediği dış şut performansını oyununa eklerse onu farklı bir şekilde anmaya başlayacağımızın resmidir bu.

Aslında böyle olaylar serinin akışını tersine çevirebilecek durumlardır. Hatta çoğu zaman bilinçli olarak bile gerginlik yaratılabilir bu tür serilerde. Fakat Efes Pilsen'in bu şampiyonluğu ciddi manada istediğini, hatta Fenerbahçe'ye göre bunu daha çok gösteren takım olduğunu söyleyebiliriz. Bakalım serinin geri kalanında neler daha göreceğiz?

0 yorum: