21 Haziran 2009

jonny flynn



Draft’ın resmi atletizm testleri yapıldığında en büyük sürpriz şüphesiz ki Jonny Flynn oldu. 102 cm sıçrama yeteneğiyle tüm dikkatleri üzerine çeken Flynn, bu seneki oyun kurucu bolluğuna rağmen draft’ta üst sıralardan seçilecek.

Syracuse ile başarılı bir sezonu geride bırakan, altı uzatmaya giden efsanevi maçın yıldızı olan Flynn, şimdi NBA’de kendini göstermek istiyor. İstikrarına diyecek bir şey yok, zira altı uzatmalı maçta 67 dakika oynadıktan bir gün sonra 45 dakika sahada kalarak takımını West Virginia karşısında galibiyete taşımıştı.

Boyu 1.83, ancak birçok fiziksel avantajı var Flynn’in. Öncelikle çok atlet bir oyuncu. İnanılmaz hızlı, çok yükseğe sıçrayabiliyor ve ilk adımı çok çabuk. Adam geçme konusundaki rahatlığı sayesinde penetreleri çok etkili. Karşısında durmak neredeyse imkansız. Ayrıca saha görüşü ve pas yeteneği harika. Sürekli tempoyu arttırmaya çalışıyor. Driblingi kesip attığı şutlarda (stop jump-shot a.k.a. stop cemşat) çok başarılı.



Henüz NBA seviyesinde güvenilir bir üç sayı tehdidi değil, bu onun en büyük sıkıntısı. Ayrıca öldürücü penetrelerini NBA seviyesine taşıyabilmesi de biraz gücüyle alakalı. Bu yüzden biraz daha kuvvetlenmesi gerekiyor. Flynn ile alakalı en büyük sorunlardan biri de, her şeyi yapmaya çalışması. Takımın lideri olarak sorumluluk üstlenmesi güzel, ancak bazen o kadar çok çabalıyor ki, bu kötü şut tercihleriyle neticeleniyor.

20 yaşındaki Flynn, ilerleyen zamanlarda NBA seviyesinde iyi bir görev oyuncusu olacaktır. Bire bir benzetme yapmak gerekirse Speedy Claxton veya Earl Watson isimleri öne çıkabilir.

2 yorum:

Doğuş dedi ki...

ağabey yapma ya, o kadar övdün adamı çok atlet ilk adımı hızlı penetreleri kuvvetli diye sonra benzetmeye gelince Speedy'e ya da Watson'a benzettin oldu mu hiç ben bi Wade falan bekliyodum benzetme de. :)

bu arada draftexpress'e baktım da yazıyı okuduktan sonra orda da "Best Case: Earl Watson" yazıyor.

Draft yazılarını merakla bekliyorum, ellerine sağlık.

Alperen Kaplan dedi ki...

Draft yazılarınızın devamını da bekliyoruz, ülkemizde çok fazla takip edilmeyen NCAA noktasında araştırma yazılarınız çok değerli.

Teşekkürler